1. TIP VE SAĞLIK

Bilim adamları şeker, et ve süt’ün zarar ve yararları ile ilgili neler söylüyor

Bilim adamları şeker, et ve süt’ün zarar ve yararları ile ilgili neler söylüyor

Bu ürünlerin azı yararmı çoğu zararmı deyimi döğru mu?

Bazen beslenme uzmanının tüm tavsiyelerine uyursanız, hayatınızın geri kalanını haşlanmış brokoli yeyerek  geçırmek zorunda kalabilirsiniz. Yumurta, süt, et ve özellikle şeker - faydalı ve ya zararlı mı? Gerçekten her yudum ve yenen her lokmayla kaçınılmaz ölüme bir adim yaklaşıyormuyuz yoksa aksine sağlığımızı iyileştiriyor ve hayatımızı uzatıyor muyuz? Hadi anlamaya çalışalım!

Brokoli (Brassica oleracea italica), Lahanagiller (Brassicaceae) familyasından, küçük yeşil yumrular hâlinde olan, haşlanarak yemeği hazırlanan bir sebze. Brokoli, isminden de anlaşılabileceği gibi, İtalya yarımadası ile özdeşleşmiş bir sebzedir. Çoğunlukla İngiltere, İspanya ve İtalya'da yetiştirilir. Brokoli yüksek düzeylerde diyet lifi ve  potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, manganez, kükürt kimi mineral ve C, B1, B2, B5, B6, PP, E, K ve pro-vitamin A ile zengin bir gıda kaynağıdır . Brokoli ayrıca mikroplarla savaşan ve antioksidan özelliklere sahip bir bitkidir. Bugün brokoli birçok dünya mutfağının vazgeçilmezi olarak kullanılmaktadır.

Kırmızı et

Geçenlerde Kasım ayında yayınlanan 6 milyondan fazla insanın tıbbi geçmişi ile ilgili yapılan 70 çalışmanın sonucunda, kırmızı et tüketmekle kanser riskini arttırmak arasında her hangi bir ilişki olmadığını artaya çıxmıştır. Aynı zamanda, çalışmadan sorumlu bilim adamları, her şeyden önce, et tüketmekte aşırıya kaçmamayı  ve daha çok buharda pişirileren etin daha leziz ve faydalı bileşenlerinin korunduğunu altını cizerek söylüyorlar.

2018'de işlenmiş kırmızı et üründeki yüksek nitrat ve nitrit seviyeleri nedeniyle resmi olarak kanserojen olarak kabul edilmişti. Bununla birlikte, bu koruyucu maddeler amino asitlerle temas ettiğinde sağlığımız için tehlikelidir. Özellikle protein bakımından zengin gıdalarda (örneğin et) nitratların ve nitritlerin tehlikeli nitrozaminlere dönüşmesini önlemek için eti ızgara gibi yüksek sıcaklıklarda aşırı pişirmekten kaçınmalısınız. Yemeklerinizde bol miktarda taze sebze kullanmayı unutmayın. Bunlar antioksidan bakımından zengindir.

Hayvansal Süt

İki büyük tehlike: sütte bulunan yüksek östrojen yumurtalık ve meme kanseri ve süt yağının kalp hastalığı için risk teşkil etmesi iddiasına bakalım.

Aralık 2018'de makalede yayınlanan sonuçlar, süt tüketimi ile kanser riski arasındaki bağlantı bulamadı. Çalışmayı yürütenlere  göre, koboy farelerin vucutlarında herhangi bir tehlikeli değişikliğin  başlayabilmesi için sütteki hormon seviyesi en az 100 kat daha  olmalıdır diye belirtiliyor.

Süt yağının kalbin ve kan damarlarının sağlığı açısından etkilerini araştıran Cambridge Üniversitesi bilim adamları herhangi bir olumsuz etkinin yapmadığını, sadece günde bir litre süt içen insanlarda bu durumun ortaya çıkdığını söylüyor. Bilim adamları, bu durumda artan kalp hastalığı riskini, süt tüketimi ile önemli ölçüde ilişkili olmadığını ve bu tür rahatsızlıkları olan insanların genellikle az sağlıklı beslendikleriyle bağlantılı olduğunu vurguluyurlar.

Şimdiye kadar, bitki sütünden özellikle - soya, hind cevizi, yulaf veya bademden yeterli miktarda besin (ilk olarak protein ve kalsiyum bazlı) alabileceğini doğrulayan bir araştırma  kaydı yoktur.

Şeker

Araştırmacılar ve doktorlar hala şekeri zararlı bir ürün olarak tanımaya hazır değiller. Yeni iddiyalara göre kalp ve damar hastalıkları üzerinde büyük tahribat şeker masum gösterilmiş yıllarla. Hayatımız üzerinden oynalılan oyunlara yakından bakalım.

İddialara göre, yağın zararları ile ilgili genel bilgiler çarpıtma içeriyor, üstelik şekerin zararları tahminlerden çok daha fazla. ABD’de yeni ortaya çıkarılan belgeler, şeker şirketlerinin 1960’larda bilim insanlarına para ödeyerek kalp hastalıklarında “doymuş yağları” günah keçisi yaptığını ortaya çıkardı. New York Times Gazetesinin haberleştirdiği belgelere göre, şeker firmaları Harvard Üniversitesi’nin üç uzmana 50 bin dolar ödemiş. California Üniversitesi araştırmacısı Stanton Glantz’ın ortaya çıkardığı belgeler, bugün ABD Şeker Derneği olarak bilinen Şeker Araştırma Vakfı’na ait. Belgeler, 1967’de yapılan ve bugün bile referans olarak kullanılan bir araştırmaya ilgili. New York Times’a göre gıda endüstrisinin, beslenme bilimi üstündeki etkisi bugün de sürüyor.

Bu yakınlarda JAMA Internal Medicine’da yayınlanan bir makalede, şeker endüstrisinin 1960’larda koroner kalp hastalığından yağ ve kolesterolü sorumlu tutup şekeri büyük oranda aklayan bir çalışma yayınlamaları için Harvard bilim insanlarına para ödediği yazılıydı. 1967 yılında, prestijli bir yayın olan New England Journal of Medicine’de yayınlanan söz konusu çalışma, onlarca yıl boyunca halk sağlığı politikasının Amerikalıları düşük yağlı gıdalara yönlendirecek ve bununla bağlantılı olarak da karbonhidrat tüketimini artırıp obezite salgınımızı şiddetlendirecek şekilde belirlenmesine sebep oldu.

Yeni yayımlanan belgelere göre, şeker endüstrisi, 1960’larda bilim adamlarına şeker ve kalp hastalıkları arasındaki ilişkiyi önemsiz göstermeleri ve onun yerine doymuş yağları suçlu göstermeleri için para ödedi.

Bu yakınlarda JAMA Internal Medicine’da yayınlanan bir makalede, şeker endüstrisinin 1960’larda koroner kalp hastalığından yağ ve kolesterolü sorumlu tutup şekeri büyük oranda aklayan bir çalışma yayınlamaları için Harvard bilim insanlarına para ödediği yazılıydı. 1967 yılında, prestijli bir yayın olan New England Journal of Medicine’de yayınlanan söz konusu çalışma, onlarca yıl boyunca halk sağlığı politikasının Amerikalıları düşük yağlı gıdalara yönlendirecek ve bununla bağlantılı olarak da karbonhidrat tüketimini artırıp obezite salgınımızı şiddetlendirecek şekilde belirlenmesine sebep oldu.

Peki günlük olarak alınması gerekli olan şeker miktarı ne kadar olmalı?

Amerikan Kalp Derneği'nin yayınladığı rakamlara göre günlük olarak alınması tavsiye edilen şeker miktarı erkekler için 35 gram (150 kalori), kadınlar içinse 20 gram (100 kalori). Yani bir gün boyunca 1 kutu kolanın içerdiği şekerden daha az şekere ihtiyacımız var.

Siz siz olun, beyaz ölümden -şekerden uzak durun.



Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Popüler

SON HABERLER