1. TÜRKİYE

Hediyelerin en romantiği: Zeytinyağı

Hediyelerin en romantiği: Zeytinyağı

Bu hafta Antalya Slow Food’dan Ezgi Dursun’dan ilham verici bir mesaj geldi.

Ezgi’ye eşi doğum günü hediyesi olarak Nova Vera’nın Beylik, Tavşan Yüreği, Memecik, Ayvalık tek cins zeytinlerinden dört farklı zeytinyağı hediye etmişti. Ezgi’nin etekleri zil çalıyordu.

Gerçekten çok iyi fikir, harika hediye. Piyasada Nova Vera gibi hem kaliteli hem şişesi güzel ürünler hayli fazla.

Sadece şişesi güzel olanlara aman dikkat.

Ben yıllardır özel günlerde zeytinyağından çok iyi üretilmiş domates sosuna, peynirden, bala ve kuru fasulyeye kadar yiyecek hediye ediyorum herkese.

İşim tadım olunca benden beklenen de bu ama yaygınlaşması gereken, anlamlı bir alışkanlık.

İlkeli tarım ürünü bir dünya görüşü, etiket fiyatı olmayan bir emek demek.

Ölmez ağacın ömrünü, güzelliğini, sağlığını, bilgeliğini hediye etmek de çok romantik bir hareket.

Hediye almakta zorlanan erkeklere duyurulur...

Romantizmi uzaklarda aramanıza gerek yok. Burada, Akdeniz’de.

Ezgi’nin heyecan içinde bana yazmasının sebebi “hediyeme bak” değildi.

O harika mesajı olduğu gibi kullanıyorum benim daha iyi ifade edebilmem mülkün değil. “Şimdi sana soru: Hepsini tek tek tatmak istiyorum ama bir yandan da kıyamıyorum çünkü hepsi de aynı anda hava almaya başlarsa üzülürüm.

Kapağını açmamla beraber bayatlayacakmış gibi, o taze hali yok olacakmış gibi geliyor. Hepsinin kullanım yeri de ayrıdır muhtemelen...

Tüm bu endişelerimizi düşününce, sence ne yapmalıyız ve nasıl bir açma sıralaması önerirsin?”

Çerçeveletip asmak istediğim bu güzel kaygılara cevabım kısa ve net oldu: Aç hepsini...

Ve devam ettim: “Tadını çıkar, yağlara annenin misafir odasındaki koltuk muamelesi yapma.”

Ezgi’ye uzun uzun yazdım ne yapması gerektiğini burada da paylaşmak isterim.

Zeytinyağının hassas, son kullanma tarihi olan bir ürün olduğu tartışılmaz.

Sonuçta besin maddesi, elbette bir raf ömrü var.

Işık, oksijen, ısı karşısında üzerine kripton atılmış Süperman’e döndüğü de bir gerçek ama o yine de bir süper kahraman. Isıya, ışığa maruz kalmamasına dikkat eder, serin kuru bir yerde tutarsanız, özellikle de alırken kalitelisini seçtiyseniz bir şey olmaz.

3-5 litrelik teneke zeytinyağı kullanıyorsanız durum farklı.

Bazı üreticiler şişenin oksijen temasını minimuma indiren, zeytinyağını daha kontrollü bir şekilde dökmenizi sağlayan özel filtreli kapaklar kullanıyor. Maliyeti biraz yüksek bir kapak, ürünün fiyatına da yansıyor ama hem üretici hem de tüketicinin fedakarlığına değen sonuçlar veriyor.

Dikkat edilmesi gereken bir başka unsur da zeytinyağının diğer gıda ürünlerinden iyi izole edilmesi. Yanına sirke, kahve, bulgur vesaire başka ürün koyarsanız kısa sürede bol aromalı bir zeytinyağınız olabilir.

Benim mutfağım ada şeklinde, tezgahın bir bölümünün altı boş, çekmece yok.

Zeytinyağlarımı üç ayrı küme halinde tezgahın altında bu alanda tutuyorum.

Ne doğrudan güneş ışığı alıyorlar ne de mutfağın ışığını.

Tezgah üzerinde asla zeytinyağı tutmuyorum.

Yemek pişirirken hemen tezgah altından alıp, kullanıp ağzını sıkıca kapatıp yerine koyuyorum.

Ocağın kenarında tutmak yağınıza yapabileceğiniz en büyük kötülük. Bir mutfakta dört farklı çeşit zeytinyağı olması çok normal ve doğru bir şey.

Ezgi’ye de dediğim gibi, farklı zeytinyağlarını aynı anda kullanmak karşılaştırabilme olanağı verir.

Zeytinyağını daha iyi tanımanın başka yolu yok.

Koklamak, tatmak, karşılaştırmak.

Zeytinyağınızı sevin, zeytinyağınıza kıyın, zeytinyağınızı koruyun.

Bu kadar kıymetli, bire bin veren ürünü değerlendirmenin yolu gözünün yaşına bakmadan kullanmak.

İlaç niyetine şurup için, kültür niyetine zeytinyağı.

Bugünlerde doğan arkadaşlarım Ezgi, Şenay, Aylin, Ömer ve

herkesin doğum günü kutlu olsun.

 

 

 

Kaynak:        hurriyet.com.tr



Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Popüler

SON HABERLER