Dünyanın Önde Gelen Haberleri ve Ansiklopedisi
Slimfit
  1. DÜNYA

İngiltere

İngiltere
Sakura

İngiltere

İngiltere (İngilizce: England), Birleşik Krallık'ı meydana getiren dört ülkeden en büyük ve merkezî olanı. Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur. İngiltere halkına İngilizler denir.

England adı, 5. yüzyılda Saksonlarla birlikte adayı istila eden Cermen halkı Angluslardan (İngilizce: Angle) kaynaklanır. Angleland(Anglus diyarı) olarak kullanılan isim, zamanla günümüzdeki şekline dönüşmüştür. Ülkeyi tanımlamak için Türkçede kullanılan İngilteresözcüğü ise İtalyancadaki Inghilterra ve Fransızcadaki Angleterre adlandırmalarına dayanmaktadır. Terra; toprak, arazi anlamlarına gelmektedir.

İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmî düzeyde Birleşik Krallık veya Büyük Britanyaanlamında kullanılır. İngiltere kavramının siyasi, ekonomik ve kültürel efsanesi yaşamakla birlikte; kendi yerel hükümetleri olan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın aksine günümüzde İngiltere isimli bir siyasî oluşum veya hükümet yoktur.

 

Coğrafya

İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında Avrupa'ya en yakın olan ülkedir: Fransa'dan en dar kısmı 52 km genişliğinde olan Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi Avrupa Kıtası'na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer.

İngiltere'nin iklimi değişken bir yapıya sahiptir ve kışlar yumuşak yazlar serin geçer. "Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir.

İngiltere'nin büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fensyer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur.

İngiltere'nin en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama "kent" kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere'nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere'deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır: Manchester, Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull gibi.

İngiltere'nin en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür. Bu limanın, Avustralya'daki Sidney'den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia edilir.

 

Tarihçe

İngiltere'nin bilinen ilk yerlileri Keltlerdir. Romalılar, Batı Avrupa'yı istila ederken İngiltere'yi de fethedip (MS 1. yüzyıl) adaya "Britania" adını verdiler. Roma egemenliğinin dört yüzyıl sürmesine karşın ülke bu durumdan fazla etkilenmedi. 5. yüzyıldan itibaren Anglus ve Sakson halklarının karışımından oluşmuş Anglosakson akınları, Keltleri kuzeydeki (İskoçya) ve batıdaki (Galler) dağlık yörelere göç etmek zorunda bıraktı. Bu göçler sonrasında İngiltere büyük ölçüde Anglosakson kültürü etkisine girdi.

Anglosaksonlar 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. 8. yüzyılda Roma İmparatorluğu ve İrlanda’nın etkisiyle Hristiyanlığı kabul ettiler. 795’te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Danimarkalı Büyük Knud, Büyük Britanya adasını tamamen fethetti. Anglosakson hanedanından Edward (1042-1066) Ingıltere'nin bağımsızlığını sağladı.

Onun ölümü üzerine tahta geçen Harold’u tanımayan Normandiya Dükü I. William (Fatih William diye de bilinir), taht üzerinde hak iddia etti ve ülkeye beş yıl süren savaşlar sonucunda egemen oldu. Normandiya kralları ve özellikle ilk Anjou’lu hükümdarlar Fransa’da geniş ve zengin topraklara sahiptiler. İngiltere Krallığı bir süre Avrupa’da Somme Vadisinden Pirene Dağları'na kadar uzanan büyük bir mülkün uzantısı gibi yaşadı. Norman işgalinin önemli bir sonucu, Anglosakson kültürüyle Fransa'dan gelen Norman kültürünün birbirine karışması oldu. İngiliz dili de bu kültür karışımından önemli ölçüde etkilendi.

Avrupa ile ilişkiler İngiltere Krallığı ile Fransa Krallığı'nı uzun savaşlara sürükledi. Bunların başlıcası 1337-1453 seneleri arasında süren Yüzyıl Savaşlarıdır.

Üçüncü Henry, Galler ülkesinde uç beyliklerinin gelişmesini destekledi ve 1170 yılında İrlanda’da "Pale" sömürgeleri kuruldu. Birinci Edward, Galler ülkesini fethetti. Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi. 1215'te İngiltere Kralı John'a karşı ayaklanan asiller bu krala zorla Magna Carta adlı bir belge imzalatıp ilk defa o zamana kadar ancak tanrıya karşı yetkileri olduğu kabul edilen kralın halka karşı yetkileri de olduğunu kabul ettirmişlerdir. Bu belgenin insan haklarıyla ilgili ilk yazılı antlaşma olduğu kabul edilir.

Daha sonra 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere Krallığı birtakım sosyal, dini, siyasi karışıklıklara sahne oldu. 1349'da İngiltere'ye gelen "Kara Ölüm" adı verilen Büyük Veba Salgınıİngiltere nüfusunun çok büyük bir oranının ölmesine, şehirsel ve kırsal nüfusunun önemli kısımlarının kaybolup ülkenin sosyal ve ekonomik hayatının yeniden değişik kurumlarla yenileşmesine neden olmuştur. 1455-1487 döneminde York Hanedanı taraftarları ile Lancaster Hanedanı taraftarları arasında çıkan iki tarafın amblemi Yorkluların "beyaz gülü" ve Lancasterlıların "kırmızı gülü" dolayısıyla Güller Savaşı adını alan iç savaş İngiltere'yi çok etkilemiştir. Bu savaş sonunda Lancasterlılar galibiyet elde etmiş ve Tudor Hanedanıİngiltere Krallığı'nı eline geçirmiştir.

Tudor Hanedanı Döneminde İngiltere Krallığı güçlenerek İskoçya'yı geride bıraktı. Tudor Hanedanı'ndan VII. Henry ve VIII. Henry (1458-1541), parlamentoyu kullanarak ülkede düzen ve birliği sağlamlaştırdılar, krallık otoritesinin halkın kabullenmesini sağladılar. VIII. Henry kilisede de reform yaptı ve İngiliz deniz gücünü kurdu.

 
I. Elizabeth

I. Elizabeth (1558-1603) Anglikanizmi İngiltere'nin resmi dini olarak kabul edip Katolik direnişini kırdı. I. Elizabeth 1588 yılında Avrupa'nın en güçlü donanması olan yenilmez İspanyol Armada'sını bozguna uğratarak Britanya İmparatorluğunun temellerini attı. İrlanda'yı İngiltere topraklarına kattı. Saltanatı döneminde edebiyat ve sanatta önemli gelişmeler yaşandı. İ. Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere'deki "Tudor hanedanı"yla, İskoçya'daki "Stuart hanedanı" arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı.

17. yüzyılda giderek güçlenen İngiltere Krallığı 1607'de kurulan Jamestown kolonisi ile başlayarak Kuzey Amerika'da koloniler kurdu. Birçok İngiliz ya yeni bir hayat yaşamak üzere ya da "Resmi Senetli Hizmetkar" olarak Kuzey Amerika'ya yerleştiler.

1603'te İskoçya Kralı Vİ. James, I. James adı ile İngiltere kralı oldu ve İngiltere Krallığı için "Stuart Hanedanı"'nı başlattı. 1603'ten 1707'ye kadar hem İskoçya Kralı ve hem de İngiltere Kralı olan aynı kişi, uluslararası hukuka göre iki ayrı devleti idareye başladı.

I. James'in oğlu olan I. Charles döneminde krallığın mali masraflarını karşılama yüzünden 1642-1651'de parlamento ile krallık taraftarları arasında İngiliz İç Savaşı adı verilen bir savaş ortaya çıktı. Parlamento güçleri bir seri savaştan sonra Krallık taraftarlarına hakim geldi. Önce parlamento idaresinde (1649–1653) bir devlet kuruldu. Ocak 1649'da eski kral I. Charles Londra'da idam edildi ve İngiltere bir cumhuriyet haline geçti. Sonra da Oliver Cromwell iktidarında (1653–1659) kısa süren "Commonwealth" adı verilen bir cumhuriyet kuruldu.

Cromwell'in ölümünün ardından parlamento iç karışıklıkları önlemek için 1658'de sürgündeki kral II. Charles'i krallığı yeniden kurmak üzere İngiltere'ye davet etti. 1658'den 1685e kadar Stuart Hanedanı hükümet dönemine "Restorasyon Dönemi" denilmektedir.

Stuart hanedanından II. Charles'in kardeşi olan ve onun yerine 1685'te İngiltere Kralı olan II. James'in katoliklere karşı yakın tutumu dolayısıyla kızı II. Mary ve onun kocası HollandaCumhuriyeti Hükümdarı olan III. William "Muhteşem Devrim" adı verilen bir devrimle İngiltere Krallığı'nı ellerine geçirdiler.

İİİ. William'ın krallık döneminden sonra 1702'de kızı Anne (Büyük Britanya) hem İngiltere Kraliçesi hem de İskoçya Kraliçesi olarak tahta geçti. Ayrıca İrlanda Kraliçesi unvanın da taşımaktaydı. 1707 yılında İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı parlamentoları "1707 Birlik Kanunları" adlı kanunlar kabul edip iki krallığı birleştirdiler. Bu yıla kadar ayrı ayrı İngiltere Kraliçesi ve İskoçaya kraliçesi olan Kraliçe Anne yeni kurulan Büyük Britanya devleti kraliçesi oldu. Hukuken Kraliçe Anne ayrı olarak "İrlanda Kraliçesi" unvanını taşımaktaydı. 1800'de çıkarılan "1800 Birlik Kanunu" ile "Büyük Britanya Krallığı" ile "İrlanda Krallığı" birleştirilip "Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı" yani tek bir Birleşik Krallık kurulması bu devlet hukuken ortaya çıkmış oldu.

Ama birçok tarihçi için Birleşik Krallık tarihi 1707'de kurulan "Büyük Britanya" ile başlar.

1707'den sonra Birleşik Krallık'ın tümünün genel tarihi için bkz. Birleşik Krallık tarihi

 

Nüfus

İngiltere, Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olandır. 60 milyondan fazla olan Birleşik Krallık nüfusunun %85'i (yaklaşık 50 milyon kişi) İngiltere'de yaşamaktadır.

 

Sosyal hayat

İngiltere’nin nüfusu 57.411.000’dir. Nüfusun % 80’i şehirlerde yaşar. Kilometre kareye 235 kişi ile dünyanın en büyük nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerinden biridir. Geri kalan nüfusun yaklaşık 3 milyonu Galler’de, 5,5 milyonu İskoçya’da, 2 milyonu Kuzey İrlanda’da yaşamaktadır.

Halk, geleneklerine çok bağlı bir millet olarak tanınır. Atalarından kalan kraliyet, cumhuriyet olsa bile bugün hâlâ devam etmektedir. Halkın kanunlara ve polise gösterdikleri saygıdan dolayı, İngiliz polisi silah taşımaz, yalnızca tahta bir jop bulundurur. Önemli şehirleri arasında Cambridge, Birmingham, Derby, Ipswich, Liverpool, Nottingham, Northampton, Oxford, Cardiff, Newpord, Tozfaen, Belfast, Down ve Iyrone’dir. Manchester şehri ise kuzeyin başkenti olarak adlandırılmaktadır.

 

Din

Halkın büyük bir kısmı üzerinde Anglikan kilisesi hâkimdir. İskoçya kilisesinin 1,3 milyon taraftarı vardır. 6 milyon civarında Katolik, Metodist ve Baptist mezhepleri de mevcuttur. Ayrıca Müslüman, Musevi ve Budist dinlerine mensup halk da vardır.

 

Eğitimi

Birleşik Krallık'ta 5 ila 16 yaş arasında eğitim zorunludur.Öğrencilerin %95’i devlet okullarında ücretsiz eğitim görürler. Ayrıca özel okullar da bulunur. Okulların sayısı 38.000’i bulur. Devlet okullarında ortalama 20 kişiye bir öğretmen düşer. Birleşik Krallık'ta 91 Üniversite,115 yüksek okul, ayrıca 700’ü aşkın teknik ve ticari kolej, sanat ve öğretmen okulları gibi çeşitli yüksek eğitim kurumları vardır.

İngiltere’nin en eski üniversitelerinden biri olan Cambridge Üniversitesi çok uzun yıllar önce eğitime açılmıştır. Üniversite kitaplığında iki milyon civarında kitap bulunmaktadır. Diğer eski üniversitesi ise Oxford Üniversitesidir. Ayrıca 1440 yılında kurulan Eton Koleji eski okullardandır. İngiltere'de130 civarında üniversite bulunmaktadır ve bu üniversitelerin birçoğu dünya sıralamasında ilk 100'de yer alır.

İngilizlerin eğitime önem vermeleri, ülkede birçok ilim insanının yetişmesine sebep olmuştur. Ünlü fizikçi Newton, Harvey ve Boyle,Halley, Watson, Dalton, Faraday, Boule, Hawking gibi bilim insanları bu ülkede yetişmişlerdir.

 

Sağlık

İngiliz sosyal refah sistemi; sağlık hizmetini, personel sosyal hizmetlerini ve sosyal güvenliği ihtiva eder.

Sağlık hizmeti, gelire bakılmaksızın İngiltere'de ikamet eden herkese verilir. Sosyal güvenlik sistemi, muhtaç durumda olan kimselere ve ailelere yardım sağlar. Hükûmet, sağlık hizmetinden doğrudan doğruya sorumludur. Sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik faaliyetleri mahalli sağlık kurulları ve sağlık yetkilileri tarafından yürütülür.

Personel sosyal hizmetlerinden mahalli idareler sorumlu olmakla beraber, bu husustaki prensip ve talimatların tespit edilmesi hükûmetin vazifesidir. Personel sosyal hizmetleri, mahalli idareler ve sosyal yardım kuruluşları tarafından yerine getirilir. Bu hizmetler; yaşlılara, güçsüzlere, özürlülere, özürlü çocuklarla bakıma muhtaç çocuklara verilen hizmetlerdir.

 

Spor

Birleşik Krallık, futbolun vatanı olarak gösterilir. Ülkede 25.520 spor kulübüne üye 70.000 dolayında futbol takımı ve bu takımlarda yer alan yaklaşık 750.000 lisanslı futbolcu vardır. İngilizlere mahsus olan polo, rugby, hokey, kriket, golf, badmington, squash bu ülkede doğmuştur ve bazıları sadece bu adalar devletlerinde oynanır. Ayrıca İngilizler birçok spor branşlarında başarı göstererek adlarını dünyaya duyurmuşlardır. Birleşik Krallık'ı meydana getiren her ülkenin birer millî takımı vardır.

İngiltere futbolun merkezi olarak adlandırılır.Dünya çapında ün yapan futbol ligi FA Premier League'in anavatanıdır. İngiltere'nin Avrupa kupalarında başarılı olmuş bazı takımları, Liverpool FC, Nottingham Forest, Manchester United FC, Aston Villa FC, Chelsea FC, Arsenal FC, Tottenham Hotspur FC, Everton FC, Newcastle United FC, Leeds United'tır.

İngiltere, FIFA Dünya Kupası'nı kazanan (1966) ülkeler arasındadır.

İngiltere'de her yıl haziran ayında tenis sporunun en eski turnuvası olan Wimbledon Tenis Turnuvası düzenlenmektedir. Ülke ragbi ve kriket sporlarının da beşiği olarak bilinir.

 

Çevre koruması

İngiltere, Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen çevre konferanslarının hepsine katılmıştır. İngiliz hükûmeti bir çevre fonu kurmuştur. Ayrıca İngiltere’de gönüllü çevre grupları mevcuttur. İngiltere’deki gönüllü kuruluşlar şunlardır:

1) Eski Eserleri Koruma Derneği
2) Eski Anıtları Koruma Derneği
3) Corciya Grubu
4) İskoçya Mimari Eserler Derneği
5) Ulster Mimari Eserler Derneği
6) Viktorya Derneği
7) Britanya Arkeoloji Konseyi

Çevrenin korunması için İngiltere’de kurulan Green Belts’in görevleri şunlardır:

a) İnşaat bölgelerini sınırlamak
b) Kır çevresini korumak
c) Şehirlerin birleşmesini önlemek
ç) Tarihi şehirlerin özel karakterini korumak
d) Şehirlerin ıslahına yardımcı olmak.

İktisat

 
Westminster Sarayı

Çalışan nüfusun %40'ını sanayi kollarındakiler oluşturur. İngiltere sanayi devrimini Avrupa'da ilk gerçekleştiren ülkedir. Sanayi 18. yüzyıl'ın ikinci yarısında zengin taş kömürü yataklarının işletilmesiyle başlamıştır. Günümüzde taşkömürü üretimi azalmıştır (yılda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde kullanılmaktadır. Enerjinin ancak üçte biri kömürden sağlanmaktadır. Buna karşılık hidrokarbon tüketimi artmıştır. Bunun önemli bir bölümü (53 Mt petrol, 40 milyar doğalgaz) Kuzey Denizi'nden çıkartılmaktadır. Yine de yılda 20 Mt petrol dışalımı yapılmaktadır. Elektrik üretimi 288 milyar KWh'yi bulur ve bunun 37 milyar KWh'si nükleer santrallardan sağlanır. Çelik üretimi, çoğu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır. Gemiyapımı ve motorlu taşıt endüstrileri çok gelişmiştir (2 milyona yakın taşıt, bunun %80'i binek otosu). Uçak sanayi ile birlikte daha birçok sanayi dalını bunlara eklemek gerekir (takım tezgâhları, tarım ve demiryolu makineleri, elektrikli makineler vb.)

En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır. Bununla birlikte dışarıdan alınan pamuk ve hem yerli hem ithal yünle yılda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton dolayındadır. Kimya endüstrisi tekstile göre daha yeni olmasına karşın büyük bir hızla gelişmiştir. Petrokimya sanayinin (plastik madde, sentetik iplik, kauçuk, vb.) önemi de diğer kimya dallarına (gübre, boya, sabun, vb. üretimi) göre daha fazladır.

Endüstrinin yanında tarım ikinci plandadır. Çalışan nüfusun ancak %5'i tarım alanındadır. Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir. Yetiştirilen başlıca ürünler; buğday(5-10 Mt), patates, şeker pancarı, sebze ve meyvedir. Hayvancılık, tarıma göre daha geniş bir yer tutar: 15 milyon baş sığır, 30 milyon baş koyun. Yılda 1 Mt balık tutulmaktadır. Yoğun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.

İngiltere'nin önemli gelir kaynağı eskiden bu yana ticaretti. Sömürgelerden ve geri kalmış ülkelerden alınan hammaddeler işlenerek yine bu ülkelere satıldığından ekonomik zenginlik büyük boyutlara ulaşmıştı. Sömürgeler bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu durum değişmiştir. Bununla birlikte çok uluslu İngiliz şirketleri (British Petroleum, Imperial Chemical Ins.ve Shell gibi) ve büyük bir ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.

Makaleni beğendinizmi? Sosyal medyada takip edin!

Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Sakura

San Francisco temelli bir firmanın tavuk tüyünden laboratuarda yetiştirdiği tavuk eti

Editörün Seçimi