Ens.az
18 Kasım 2019 Pazartesi
.
24
Adana
.
chevron_left chevron_right
TARİH

Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk/16. bölüm

Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk/16. bölüm/Rauf Bey’in vaz’-ı sahne etmek istediği oyunu keşfedenler tarafından bir fırka ictimaında Rauf Bey'in çekildiği imtihan

196 Gösterim
Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk/16. bölüm

Efendiler, Rauf Bey’in, faaliyetinin hedefini ve maksadının mahiyetini anlamak için, bir haftalık bir müddet kâfi geldi. bi’t-tabi kimin tarafından olursa olsun, Cumhuriyetçiler, bu tarzda bir faaliyete daha fazla müsaade edemezlerdi. Rauf Bey’in vaz’-ı sahne etmek istediği oyunu keşfedenler, bir Fırka ictimâın da Rauf Bey’i, imtihana çekmeye karar verdiler. Bu ictimâı hatırlarsınız. Bu ictimâda cereyân eden müzâkerât da aynen intişar eylemişti. O da mütâlaa buyurulmuştur. Ben, burada, o ictimâının tafsilâtına girişecek değilim. Yalnız, o vaziyetin, iktirân ettiği neticeyi hakikî mâna ve medlûlünde ifadeye medâr olacak bazı tahliller yapmayı, efkâr-ı umumiyenin tenevvürü için lüzumlu ve faydalı görüyorum.

Evvelâ şunu açıkça arz etmeliyim ki Rauf Bey, taarruz için henüz hazırlığını ikmâl ile meşgûl iken, taarruza ma’rûz kalmıştır. Gerçi bazı gazetelerle menfî neşriyat, Halife’ye ve bir şehzadeye aldırılan vaziyetler, Rauf, Adnan Beylerin ve bazı kumandanların Halife’yi ziyaretleri, Halife ve Şehzade hakkında söz söyleyenlere, yazı yazanlara bazı taraflardan yaptırılan muhakkirâne hücumlar, memlekette tereddütler, efkârda teşevvüşler uyandırmaktan hâli kalmamıştı. Fakat Meclis’te taarruza geçmek için, bu kâfi görülmemiş, Ankara’da Meclis azası üzerinde de çalışmak lüzumlu görülmüş olduğu anlaşılıyordu. İşte, bu son istihzarat yapılırken, Rauf Bey’e, harekette takaddüm edilmiştir.

Fırka Grubu Riyâseti’ne bir takrir verdirildi. Fırka Grubu Reisi İsmet Paşa idi. Bu takrirde “Rauf Bey’in İstanbul gazetelerindeki Cumhuriyet’in ilânına itiraz yollu beyânâtının Cumhuriyet ’i dûçâr-ı zaaf ettiği ve bu beyânât sahibinin etrafında bir muhâlif fırka teşekkül ettiği kanaatinin mevcut olduğu” dermeyan edilerek, keyfiyetin Fırka Grubu’nun müzakeresine arz-ı teklif olunmuştu.

Fırkanın ictimâ ettiği 22 Teşrinisani 1923 günü, ben de ictimâdan evvel, ictimâ salonuna muttasıl odada bulunuyordum. Rauf Bey yanıma geldi. Benden, müzakereye karışmamaklığımı ricâ etti. Çünkü bana hitaben söz söyleyemeyeceğini beyan eyledi.

Kat’iyen, müzakereye müdahale etmeyeceğimi ve hiçbir söz söylemek niyetinde olmadığımı ve fakat Fırka Reisi sıfatıyla müzakerenin suret-i cereyânını görmek üzere, müzakere salonuna gireceğimi bildirdim. Müzakere salonunda dahi hazır bulunmamaklığımı ricâ etti. Bunu kabul etmedim.

Rauf Bey’in, benim müdahale ve huzûrumu bertaraf etmekte hakikî maksadı ne idi? Huzurumda veya benim muhatabım olarak, beyânât ve müddeayâtta bulunmasına mâni olan cidden, bana olan hürmeti mi idi? Buna inanmak câiz olamaz. Benim anladığıma göre Rauf Bey, muhatap ve muhasım olarak, İsmet Paşa’yı almak istiyordu. Benim huzûrum olmadığı takdirde Fırka azası meyânından kendine tarafdâr çıkabileceği zehâbında bulunuyordu.

Fırka Grubu, İsmet Paşa’nın riyâsetinde ictimâ etti. İsmet Paşa, riyâset makamından, mevzu-i müzakereyi izah ve ehemmiyetini işaret ettikten sonra, “bugünkü ictimâda, benim de kürsüde söz almam icap edebilir.” diyerek riyâseti başkasına terk etti.

Takrir sahibinin izâhâtından sonra, söz alan Rauf Bey uzun beyânâtta bulundu.

Rauf Bey, İstanbul’daki beyânâtı münasebetiyle bir su-i tefehhüm hâsıl olduğunu ve bunu halletmek için arkadaşlarla hasb-i hallerde bulunduğunu söyledikten sonra, “bizim eğer tenkit etmek istediğimiz bir nokta varsa o da eserdir.” dedi.

“Çok hâlis niyetle başlanıp uğrunda canlar feda edilmiş, çok kuvvetli prensiplerin tatbikatında yapılan hatalar yüzünden, sakatlandığını da zannederim hiçbirimiz ceffelkalem reddedemeyiz.” mütâlaasını da aynen alıyorum.

Şimdi, bu iki cümle üzerinde, bir an duralım. Rauf Bey’in tenkit etmek istediği eser, hangi eserdir? Cumhuriyet mi? yoksa Cumhuriyet’in tarz-ı ilânı mı?

Eser olan Cumhuriyet’tir! Tarz-ı ilân şöyle veya böyle olabilir.

Rauf Bey’in, “kuvvetli prensip” dediği Cumhuriyet prensibi midir, tatbikatında yapılan hata yüzünden sakatlanmasından korktuğu Cumhuriyet midir? Efendiler, mevzu-i bahis olan Cumhuriyet’in kendisi ve onun memlekette ilânıdır.

Cumhuriyet-i idârenin tatbikat safahatının hatalı olduğunu iddia edecek kadar henüz zaman geçmemişti. Rauf Bey’in telâşı Cumhuriyet ilânının ferdasında başlıyor ve iki üç gün geçmeden beyânâtta bulunuyor.





Diqqət! Ens.az saytına məxsus materiallardan istifadə edərkən hiperlinklə istinad edilməlidir. Mətndə səhv tapdıqda, onu seçib ctrl + enter düyməsini basaraq bizə göndərməyinizi xahiş edirik.


Android ƏS olan smartfonunuz varsa, xəbərləri daha rahat oxumaq üçün bu linkə keçərək Play Store mağazasından Ens.az proqramını endirib quraşdıra bilərsiniz.


Etiketler:
VİDEO GALERİ
San Francisco temelli bir firmanın tavuk tüyünden laboratuarda yetiştirdiği tavuk eti
Emojilerle tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • anonymous user
    Yorumu gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE

X