Ens.az
22 Kasım 2019 Cuma
.
22
Adana
.
chevron_left chevron_right
TARİH

Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk/20. bölüm

Mustafa Kemal Atatürk - Vesika 21-30

152 Gösterim
Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk/20. bölüm

Vesika 21

Numara
663

Erzurum’dan, 9.6.35
Vürûdu: 13

Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne

İzmir’in işgali hakkında alınan ilk ma’lumât üzerine berâ-yı protesto bazı zevât “......” toplanmıştır. Eşrâf ve mütehayyizân ile gazete mümessilleri daire-i mülkiyede toplanmışlar ve birçok müzakere cereyân ettikten sonra umum millet namına protesto telgrafı yazılmasına karar verilmişken mitingin Rumların belki münasebetsizliklerine ma’rûz kalınması ve hiç yoktan başka bir hadise olur düşüncesine binâen kararlarının mevki-i fiile konulmadığı ve teşebbüsâtın icabında yapılmak üzere gizli hazırlıktan ibaret kaldığı, ictimâda hazır bulunan İstrati Polidis’in Rumlar tarafından hiçbir suretle tezâhürât icrasına müsaade edilmeyeceği vaadinde bulunduğu, ahalinin son derece heyecanlı, hususiyle Trabzon hakkında böyle bir teşebbüs halinde son damlaya kadar müdafaa azminde oldukları, Rumlarla İslâmların arasının gergin bulunduğu, muhill-i asayiş bir vaka olmadığı Üçüncü Fıkra Kumandanlığı Vekâleti’nden bildirilmektedir.

  1. O. 15 Kumandanı
    Kâzım Karabekir

 

Vesika 22

Müstaceldir.

Sivas’tan, 3.6.345
Vürûdu: 5

Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne

C: 3 Haziran 335 şifreye:

Vilâyet dahilinde hiçbir mahalde hiçbir gûnâ dâi-i endişe ahvâl mevcut değildir ve Ermenileri tedhiş edecek hadise dahi vuku bulmamıştır. Yalnız son İzmir hadisesi dolayısıyla vuku bulan tezâhürâttan müteessiren ve bunu kendi emellerinin husûlüne bir mâni addederek nazar-ı dikkati celp ve ecnebi askeri için bi’l-iltizâm teşebbüsâtta ve hilaf-ı hakikat işâat ve ihbârâtta bulundukları muhakkaktır. Bunların cümlesinin bî-esas olduğunu arz eylerim efendim.

Vali Vekili
Hasbi

 

Vesika 23

Gayet aceledir.
560

Sivas, 3.6.35

Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne

C: 3.6.35 ve 12/15 şifreye:

Sivas ve civarında evvelce bulunan Ermenileri ve bi’l-âhire gelen mültecileri tedhîş edecek bir hadise olmamıştır.

Ne Sivas’ta ve ne de civarında dâi-i endişe hiçbir hal yoktur.

Herkesin sâkitâne iş ve güçleriyle meşgûl olmakta bulundukları ve İzmir’in işgali haberi üzerine ahali-i İslâmiye’ce yapılan ve Hıristiyanlar hakkında hiçbir fikr-i husûmet tazammun etmeyen ictimâlardan mütevahhiş olmalarının vârid-i hâtır bulunduğu.

K.O.3 Vekili
Fikri

 

Vesika 24

 

Sivas, 2.6.35

Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne

Bugün Adana’dan Miralay Demange imzasıyla alınan telgrafnamede [Aziziye’de İzmir’in işgali üzerine Hıristiyanların katl ile tehdit edildiği ve bu ise muvâfık olmayıp size vaziyetten haber veriyorum ki “bu haller müttefik askerleri tarafından vilâyetinizin işgaline sebep olur.”] mealinde iş’ârâtta bulunulmaktadır. Husus-ı mezkûrun Harbiye Nezaret-i Celîlesinden istifsâr olunarak icap eden cevapların verildiği ve yalnız mitingte ahali-i İslâmiye’nin fazla ictimâ etmesinden güya Hıristiyanların tevahhuş ederek dûçâr-ı telâş oldukları ve kıtâle kat’iyen meydan verilmeyeceği gibi usûlen dahi (...) olmak icap edenlere mükerreren yazıldığı gibi ihtarat-ı şedîdede bulunulmuştur. Ancak müdahaleyi celp için Hıristiyanlar tarafından işâa olunmakta idüğü, Haçin’den Aziziye’ye gelen Ermeni jandarmaları etrafa tecavüzatta bulunduklarından (...) üzerine (...) olmasına yahut tebdilleri hususunun Adana vilâyetine yazıldığı (...) olduğu maruzdur.

Vali Vekili
Hasbi

 

Vesika 25

İstihbârât
305 tel.

Havza’dan, 1.6.335

TAMİM

Trabzon, Erzurum, Sivas, Van, Diyarbekir, Bitlis, Mamuretülaziz, Ankara, Kastamonu vilâyetlerine, Erzincan, Canik, Kayseri, Maraş Mutasarrıflıklarına;

Erzurum’da K. O. 15 Kumandanlığı’na:

Sait Molla imzasıyla belediye riyâsetlerine keşîde edilmiş olan ma’lûm telgrafnamenin efkârı gayr-i muttarid ve muhtelif siyasî mecralara tevcîhindeki mahzuru ve istiklâl-i millî ve siyasîmizin tahlîsi ancak milletin yekvücûd olarak müdafaası ile kabil olacağını 26.5.35 tarihinde arz ve ta’mîm eylemiş idim.

27.5.35 tarihli Dersaadet’ten gelen Türkiye-Havass Reuter ajansı zât-ı hazret-i pâdişâhînin Yıldız saray-ı hümâyûnda küşâd buyurdukları Şûrâ-yı Saltanat’ta heyet-i umumiyenin fikri, Türkiye’nin tamamiyet-i mülkiyesini muhafaza şartıyla düvel-i muazzamadan birinin müzaheretini temîn merkezinde olduğunu zikrediyordu. 27 Mayıs 35 tarihli İstanbul gazeteleri ise Şûrâ-yı Saltanat müzâkerâtını fasıl fasıl ve İtilâf Hükümetlerinin sansürünce bazı mevâddı tayyedilmesine rağmen sarahat-i kâfiye ile neşrediyor. Bu neşriyat mezkûr ajans ihbârâtının hakikate tamamıyla muhâlif ve muharref olduğunu gösteriyor. Neşriyat-ı mezkûreye nazaran Şûrâ-yı Saltanat’ta vükelâ, â’yân, süferâ ve firak-ı muhtelife ve cemiyât-ı milliye ve matbûat heyetleri namına bi’l-fiil söz alan yirmi beş kadar zevâtın hemen kâffesinin beyânâtı istiklâl-i tâmme mazhariyet ve efrâd-ı milletten acilen bir şûrâ-yı milletin teşkiliyle mukadderât-ı milletin işbu şûrâ-yı fevkalâdeye havalesi zemininde olup yalnız bir zatın kıraat edilen ifadesinde İngiliz himayesi teklif olunmaktadır. Bu neşriyat ile ajans ihbârâtı arasındaki tezat esbâbını Bâbıâli’den istîzâh eyledim. Arz-ı ma’lumât olunur.

Mustafa Kemal

 

Vesika 26

Şifre
194

22 Haziran 335

TAMİM

  1. Vatanın tamamiyeti, milletin istiklâli tehlikededir. Hükümet-i merkeziyemiz İtilâf Devletleri’nin tesir ve murakabesi altında mahsur bulunduğundan deruhde ettiği mes ’uliyetin icâbatını ifa edememektedir. Bu hal milletimizi ma’dûm tanıttırıyor. Milletin istiklâlini gene milletin azm ü kararı kurtaracaktır. Milletin hal ü vaz’ını derpîş etmek ve sadâ-yı hukukunu cihana işittirmek için her türlü tesir ve murakabeden âzâde bir heyet-i milliyenin vücudu elzemdir. Bunun için bi’l-muhabere her taraftan vâki olan teklif ve arzu-yı millî üzerine Anadolu’nun bi’l-vücûh en emin mahalli olan Sivas’ta millî bir kongrenin serian in’ikadı takarrür etmiştir. Bunun için tekmil vilâyât-ı Osmaniye’nin her livasından ve fırka ihtilâfâtı nazar-ı dikkate alınmaksızın muktedir ve milletin itimâdına mazhar üç kadar zatın sür’at-i mümkine ile yetişmek üzere hemen yola çıkarılması icap etmektedir. Her ihtimale karşı bunun bir sırr-ı millî halinde tutularak dağdağaya mahal verilmemesi ve lüzum görülen mahallerde seyahatin mütenekkiren icrası lâzımdır.
  2. Vilâyât-ı şarkiyemiz namına on Temmuz’da Erzurum’da in’ikadı mukarrer kongre için vilâyât-ı mezkûrenin Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetlerinden müntehap azalar zaten Erzurum’a müteveccihen yola çıkarılmışlardı. O vakte kadar vilâyât-ı sâiremizin murahhasları da Sivas’a vâsıl olabileceklerinden Erzurum Kongresi’nin azası da tensîb edeceği zamanda ictimâ-i umumîye dahil olmak üzere Sivas’a hareket edecektir.
  3. İşbu mevâdda göre murahhasların Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetleri ve belediye riyâsetleri ve suver-i sâire ile intihâbı ile tahrikleri hakkındaki delâlet-i aliyye-i vatanperverî lerini ve isimleriyle zaman-ı hareketlerinin iş’ârını istirham eylerim.
  4. Bu telgrafın vusûlünün hemen iş’âr buyurulması ricâ olunur.

Mustafa Kemal

 

Vesika 27

21.6.35

İstanbul’da bazı zevâta hususî mektup

Vatanın tehlike-i inkısâmını aynen gösteren safhanın hûnîn icrââtı, vicdan-ı millîyi bir emel-i halâs etrafında ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ve Redd-i İlhak Teşkilâtı namı altında serî bir surette toplamağa başlamıştır. Yalnız mitingler ve sâire gibi tezâhürât, büyük gayeleri hiçbir vakitte kurtaramaz ve ancak sine-i milletten bi’l-fiil doğan kudret-i müşterekeye istinat ederse rehâkâr olur. Fakat şüphe götürmeyen bir hakikattir ki, bu acı safhayı bu kadar mühlik bir şekilde ihzâr eden en müessir âmil maalesef pâyitahtımızdaki muhâlif cereyânlar ve Anadolu’nun sâf ve mukaddes âmâl-i milliyesini muzır bir şekilde infirâda uğratan siyasî ve gayr-i millî propagandalardır. Kuvâ-yı Milliye’yi bugün için böyle yanlış yollara sevk ile dağıtmanın mücâzâtını vatanımız aleyhinde ve pek mebzul bir surette görmekteyiz. Binâenaleyh İstanbul’un işbu muhâlif cereyânları artık Anadolu’ya ve âmâl ve hissiyât-ı milliyeye hâkim değil tâbi olmak mecburiyet-i vataniyesindedir. Ve pâyitaht Düvel-i İtilâfiye tarafından tahliye edilinceye kadar bu mecburiyetin mutlak olduğu kanaatindeyim. Bu hal bi’t-tabi zât-ı âlilerince de takdir olunur. Arîzamda tasvir edilen vaziyet bugün serî ve umumî bir millî kongrenin in’ikadını icap ettirmektedir. Bu davet her tarafa ta’mîm ve ifa kılınmıştır. Devletin inkısâmı mevzu-i bahis olduğu bir sırada İngiliz propagandasıyla başveren Kürdistan istiklâli gibi cereyânlar dahi bi’l-muhabere tarafdârânını celp ve hilâfet ve saltanat etrafındaki gaye-i müşterekemize davet ve tamamî-i mutabakat suretiyle lehü’l-hamd lehimize dönmüş ve kongreye davet olunmuştur. Bu millî ve hayatî mesele için İstanbul’da “zât-ı sâmîleri/zât-ı devletleri/zât-ı âlileri*” gibi vatanperver ve sahib-i kelâm mütefekkirîne teveccüh eden fedakârlık bilhassa pek büyüktür. Bu gaye-i salâh ve millî istihsal edilinceye kadar âcizleri Anadolu’dan ve sine-i milletten ayrılamayacağım ve bu noktada nihayete kadar bir ferd-i millet gibi çalışacağımı millete karşı mukaddesâtım namına söz verdim ve hiçbir kuvvet bu azm-i millîye mâni olamayacaktır. Bu karar-ı âcizânem umum Anadolu’da re’s-i kârda bulunan mes’ûl ve kıymettar umum arkadaşlarımın içtihad ve kanaat-i müşterekesine istinâd etmekte olduğunu da ilâveten arz ile ihtirâmât-ı mahsusa-i kalbiyemi teyid eylerim Efendim Hazretleri.

Mustafa Kemal

 

Vesika 28

Ali Kemal Bey’in Sadaret’e istifası

Bilâd-ı Osmaniye’nin mahâll-i muhtelifesinde serzede-i zuhûr olan âsâr-ı ihtilâl ve iğtişaşı teskin ve itfâ hakkında ifası icap eden tedâbîr münhasıran ve doğrudan doğruya memuriyet-i âcizâneme mahsur olup bundan tevellüd edecek bâr-ı mes’ûliyet dahi yine makam-ı âcizânemin dûş-ı mukavemetine tahmil edilmiştir. Pek az bir müddet devam eden Dahiliye Nezareti’ndeki memuriyet-i âcizânem esnasında makam-ı muallâ-yı hilâfet ile millet ve memleketim hakkında arz ettiğim hidemâtın derecesini nazargâh-ı hakayık-iktinâh-ı sadaretpenâhîlerinde tevsîk ve teyid edecek birçok âsâr mevcuttur ki, bu bâbda tatvil-i makali zâid ve bî-lüzum görürüm. Binâenaleyh tahammül ettiğim bâr-ı azîm-i mes’ûliyet, istiklâl-i vazife ve adem-i müdahale ile mümkün olacağına ve aksi takdirde ise hilâf-ı marzî-i âli ve vicdan, eda-yı hizmetin imkânsızlığı gayet tabii ve bu suretle Nezaret’ten çekilmek ıztırârının husûlü de bedîhî bulunmuş olmasına mebni istifaneme-i âcizânemin takdimindeki ıztırârın hüsn-i telâkkisiyle iktiza-yı kanunînin ifasını istirham ederim, ol bâbda.

fi 26 Haziran 35 Perşembe

 

Ali Kemal Bey’in saraya azîmetle takdim ettiği istifaname

Südde-i seniye-i mülûkânelerine bütün varlığıyla rabt-ı mevcudiyet etmiş olan bu bende-i asdaklarının rıza-yı meyâmin-irtizâ-yı cenâb-ı mülûkânelerinden ser-i mû inhirâfı ne büyük bir fecîa-i mevcudiyet ad ve telâkki edeceği, zât-ı kudsiyet-sıfat-ı şâhânelerine arz u izâhtan müstağni olan hakayıktendir. Bende-i asdaklarının işbu merbutiyetle mazhar buyrulduğu emn ü itimat ve iltifat-ı şâhâneyi çekemeyen rüfeka-yı çâkerânemden bazı zevâtın adem-i muvaffakiyet tevlîdiyle hüsn-i nazar-ı şehriyârîden mahrumiyeti intâc edecek bazı vakayi ihdâsına sarf-ı mâhasal-i makdûr etmekte olduklarına ve bundan ne suretle istifade edeceklerine muntazır ve müterakkıb iken Anadolu’nun bazı mevâkiinde serzede-i zuhûr olan nâire-i ihtilâlin derhal ve mevzian teskin ü itfâ ve imhâsı maksadıyla ittihâz-ı tedâbîr ve bu icrââtın ifası sırf makam-ı memuriyet-i ubeydâneme mahsur ve münhasır iken bu bâbda birçok a’zâr-ı vahiye ve indiye serd ü ityânıyla ihtilâlin tevsi-i daire-i şümûl etmesine ve bi’n-netice bu bâbda adem-i muvaffakiyete dûçâr edilerek rıza-yı meyâmin-irtizâ-yı cenâb-ı veliyü’n-niamîlerinin istihsalinden dûr ve mehcûr kalmaklığıma vesilecû olmakta bulunduklarına ve beyânât-ı çâkerânemi adem-i tervîc ile müdâhalâta başlamalarına mebni istiklâl-i re’y ü tedbirdeki mahrûmiyetten mütevellid hasar ve mazarr-ı maneviyeyi derk ve teferrüs ile bugün makam-ı sadâret kaymakamlığına istifa-yı kat’î-i bendegânemi ita eyledim.

Muârızlarımın bu bâbdaki efkâr u âmâline zaten vâkıf bulunmaklığım hasebiyle kendilerinin menviyâtını hariçten ve biraz uzaktan tetkik ve tefahhus ve binâenaleyh zât-ı akdes- i hilâfetpenâhîlerini min gayri haddin ikazda devam etmek üzere memuriyet-i resmiyemden hemen affıma müsaade-i merhamet-âde-i hazret-i pâdişâhîlerinin şâyân ve erzân buyurulmasını hâk-i pây-i şâhânelerine vaz’-ı cebhe-i rıkkıyet ve daraatle istirhama cür’et ederim, her halde.

26 Haziran 35 Perşembe

 

Ali Kemal Bey’in bâlâdaki tarihte saraya azîmetle istifasını bizzat takdimi ve ma’rûzât-ı şifahiyesi

Pâdişâhım, bilirsiniz ki Dahiliye Nezareti’ni kabulüm yalnız şahs-ı hümâyûnlarına arz-ı hizmet maksadından ibaretti. Meclis-i Vükelâ’da menfî bir siyaset tedvîrinden rüfekamı men’e muvaffak oldum. Fakat en nihayet hidemât-ı sadıkânemi dûçâr-ı inhilâl edecek bazı vakayi tahaddüs etti. Bunda da muvaffak olacağımı hissedenler icrââtıma mâni olabilecek her türlü müşkilâtı ikadan çekinmediler. Muvaffakiyetsiz eda-yı hizmetten ise resmen vazifeden müfarekati tercih ettim. Maddiyat ve maneviyatım zât-ı seniyelerine merbuttur. Suret-i hususiyede arz-ı hizmet ve sadâkatten çekinmeyeceğim. Yalnız bir şey istirham ederim. Vazife-i resmiyeden tecerrüdü ni’me’l-vesile addeden bütün husemâmın tehâcümünden kulunuzu muhafaza buyurunuz.

Cevap

Devletin tarihî anlar yaşadığı şu fecî devrinde beni büsbütün yalnız bırakmayacağınıza eminim. Sadâkatiniz beni büyük ümit ve tesellilere sevk etmişti. Yine vazife-i sadâkati ifa yolundaki vaadinize memnunum. Saray her dakika ve bilâ-kayd ü şart size açıktır. Refik Bey’le beraber teşrik-i mesâiden ayrılmayınız. Ben her ikinizin sadâkatine güvenerek irşâdât ve telkinatınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim.

 

Vesika 29

 

Şifre

5.7.35

Sivas’ta Üçüncü Kolordu Kumandanlığı’na

Hükümet-i merkeziyenin tazyik neticesi olarak menâfi-i millet ve memlekete mugayir yapması muhtemel tebligatı kontrol veya tevkif için muhabere kanalı olan mühim merkezlerde icabında tatbik edilmek üzere hemen tedâbîr ve tertibât alınmalıdır. Bu noktayı ne Hükümet’e ve ne de telgraf memurlarına hissettirmemek lâzımdır. İşbu telgrafın vusûlü bildirilecektir. Üçüncü Kolordu Yirminci Kolordu’ya ve bu da On İkinci ve On Dördüncü Kolordu’ya ve o da Bekir Sami Bey’e, On Beşinci Kolordu, On Üçüncü Kolordu’ya îsâl edecektir, işbu telgrafın vusûlü aynı suret ve tarîk ile bildirilecektir, imza: Üçüncü Ordu Müfettişi Fahrî Yaver-i Hazret-i Şehriyarî Mirliva Mustafa Kemal.

 

Vesika 30

İstihbarat
Şifre
Gayet müstaceldir.

Erzurum, 5.7.35

Konya’da On İkinci Kolordu Kumandanı Miralay Salâhattin Bey’e

  1. Cemal Paşa’nın on gün müddetle Dersaadet’e hareketinin sebeb-i hakkîsini vâzıhan ve serian iş’âr buyurmanızı
  2. Zât-ı âlinizin hiçbir sebep ve suretle oradaki kuvânın başından infikâkiniz câiz değildir. Bu bâbda Fuat Paşa ile muhabere ederek en menfî ihtimale karşı tedâbîr almanız elzemdir. Her gün vaziyetiniz hakkında kısa ma’lumât vermenizi ricâ ederim.

Üçüncü Ordu Müfettişi
Fahrî Yaver-i Hazret-i Şehriyarî
Mustafa Kemal





Diqqət! Ens.az saytına məxsus materiallardan istifadə edərkən hiperlinklə istinad edilməlidir. Mətndə səhv tapdıqda, onu seçib ctrl + enter düyməsini basaraq bizə göndərməyinizi xahiş edirik.


Android ƏS olan smartfonunuz varsa, xəbərləri daha rahat oxumaq üçün bu linkə keçərək Play Store mağazasından Ens.az proqramını endirib quraşdıra bilərsiniz.


Etiketler:
VİDEO GALERİ
San Francisco temelli bir firmanın tavuk tüyünden laboratuarda yetiştirdiği tavuk eti
Emojilerle tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • anonymous user
    Yorumu gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE

X