Ens.az
22 Ekim 2019 Salı
.
29
Adana
.
chevron_left chevron_right
İSLAM

Tesettür

Tesettür

Tesettür

Tesettür; örtünmek, gizlenmek, bir şeyin içinde ve ya arkasında  gizlenmek.
Fıkıh terimi olarak erkek ve ya kadının şer’ an örtülmesi    gereken yerlerini örtmesi demektir. 
Tesettür hicretin 7. ve ya 8. yılı yani, peygamberliğin  20. senesinde farz kılınmıştır. İslamın ilk 20 yılında kadınlar, cahiliye dönemindeki giysilerini giymişler. 
İbni Kesir, Mukatil bin Hayyan’ dan, o da Cabir b. Abdullah el-Ensari’ den şöyle rivayet eder: 
“Esma binti Mirsed(r.a)’ın Beni Harise mevkiinde bir hurmalığı vardı. Kadınlar oraya etek giymeden, göğüsleri, saçları ve ayaklarındaki halkaları açık olarak giderlerdi. Esma ( r.a), “ Bu görünüşünüz ne kadar çirkin.” Bunun üzerine, “Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle. Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler. Zinet takılan yerlerini kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, üvey oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, ellerinin altında bulunanlar (köleler), erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçileri veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklar dışında kimseye göstermesinler. Saklı zinetlerine dikkat çekmek için, ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki felaha eresiniz!” buyurulan Nur suresi 31. Ayet nazil oldu. 
Nur suresi 31. Ayetinin tefsirine baktığımız zaman, Kadınların da iffetini korumaları, bunun için avret yerlerini örtmeleri ve zina etmemeleri emredildikten sonra ek olarak onlara, istisna edilen kimselerden başkasına süslerini göstermemeleri ve başörtülerini yakaları üzerinden bağlamaları yükümlülüğü getirilmiştir. Bu hükmün iyi anlaşılabilmesi için dört hususun açılması gerekmektedir. 
Süs, açıkta kalan süs, başörtüsünün yaka üzerinden bağlanması ve istisnalar. 
“Süs” Kur’an’da “elbise, takı, hoşa giden, güzel bulunan nesneler, insanı maddi veya manevi olarak güzelleştiren şeyler”  manasın da kullanılmıştır. 
Burada kadınların göstermemeleri, örtmeleri istenen zinetin elbise olması mümkün değildir; çünkü örtünme onunla yapılacaktır. Bazı tefsirciler böyle yorumlamış olsalar bile takılarını kastedilmiş olması da mümkün değildir; çünkü burada kadının üzerinde olmayan takısının söz konusu edilemeyeceği açıktır. 
Geriye kalan ihtimal onun vücududur. Bu manadan kastedilen şey kadın vücudunun güzel ve çekici bulunmasıdır. Nakli delil ise, “Süslerini göstermesinler” cümlesinin hemen ardından “Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar” buyurulmasıdır. Buradaki mantık bağından zorunlu olarak kadın vücudunun (nassa göre boyun, gerdan ve göğüsü) ziynet, yani süs ve avret olduğu sonucu çıkmaktadır. 
Sevgili Peygamberimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur: “Ey Esma! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir. “Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.” Ebu Davut 
Tesettür Allah için namusunu korumak demektir. Diline hakim olma, gözlerine hakim olma, sesine hakim olma, edebine hakim olmaktır. İmamı Gazali konuya ilişkin şöyle der; “Bir kadın edepten daha güzel bir elbise giymemiştir, bir erkek de edepten daha   güzel bir servet edinmemiştir.” 
Bir tohum nasıl kabuğunun içinde korunabiliyorsa, bir kadında ancak örtüsünün içinde korunabilir. Korunmak sadece fiziken değil, kalben, ruhen, hayalen korunmalarda bunun içine girer. Yüce Allah yarattığı bütün canlıları tesettür libasıyla yaratmıştır. En güzel meyveyi yemek için, önce tesettür libası olan kabuğunu soyarız sonra da o meyveyi yeriz. Hangi hayvana bakarsak üzerinde tesettür libası olan tüyleri vardır. Bir tek insanoğlu dünyaya çıplak gelir. Yüce Allah ona irade vererek avret yerlerinin örtünmesini emrederek onun iradesini kullanmasını dilemiştir. İnsanoğlu bu açık beyana kulak verirse hiç kimse kendisini görmese dahi onu, her şeyi gören Allah’ın huzurunda kendisini görürse halvette kaldığında dahi avret yerlerinin açılmasından utanır. İşte bu utanma duygusudur ki buna haya deriz. Haya perdesini yırtmamış insan vicdanen tesettürün ona emredildiğini bilir ve bu bilinçle tesettürüne dikkat eder. 
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). Said Nursi (r.a) bu ayet üzerinden şöyle der “İslam, kadına örtünmeyi yukarıdaki ayetle emrediyor, bu günkü Batı medeniyeti ise; Kur’an’ın bu emrine muhalefet edip, kadınlara açılmayı tavsiye ediyor. Örtünmeyi kadınlar için bir esaret, bir kölelik olarak görüyor, fıtrat bakımından da örtünmeye uygun değil diye Kur’an’ın örtünme emrine karşı çıkıyor. 
Yani, Batı medeniyetine göre kadının açılıp saçılması, özgürlük ve fıtrata da uygun olan bir halmiş, böyle iddia ediyorlar.” Üstad da bu itiraza ve kabule cevap veriyor. Batı medeniyetinin fikirlerinin yanlış ve esassız olduğunu kati bir surette ispat ediyor. 
Mehmet Akif Ersoy derki: 
Medeniyet dediğin açmaksa bedeni 
Desene hayvan senden daha medeni. 
Tesettür sadece islam dininde var olan bir ibadet değildir, aynı zamanda Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da tesettür emri vardır. 
Yavuz Tellioğlu “İslamda tesettür” tezinde bunu çok güzel açıklar. “İslam’dan önceki dinlerde de tesettür vardır. Tesettür, üç ilahi dinin metinlerinde ve geleneklerinde farklı anlamlar atfederek yer almıştır. Bütün ilahi dinlerde örtünme 
geleneği bulunmaktadır. 
1- Yahudilikte Tesettür. 
Kitab-ı ,Mukaddes’in “Eski Ahit” kısmında kadının açıklığını ayıp kabul eden ve örtünmesinin gerektiğini ifade eden bölümler bulunmaktadır. 
Yahudi geleneğinde kadınların erkekler karşısında haya prensibi icabı, erkeklerin ise Tanrı’ya karşı saygı ve tevazu maksadıyla başlarını örtmeleri gerekli görülmüştür. Yahudi geleneğinde başörtüsüne, asalet ve üst statü belirtisi, iffetin sembolü, pagan kültüre karşı tavır almak için bir simge ve ya kadının kocasına aidiyetinin simgesi gibi anlamlar da yüklenmiştir. Toplum tarafından kötü görülen bazı kadınlar zaman zaman asil görünmek için başörtüsü ve peçe kullanmışlardır. Zira başı açık bir kadın çıplak olarak kabul edilmiştir. 
Bu gün Batı Avrupa ve Amerika ‘ da Ortodoks Yahudi grupları dışındaki Yahudi cemaatlerinde başörtüsü uygulaması sinagog dışında terk edilirken, Ortodoks Yahudilerde ve doğulu Yahudi grupları arasında eşarp, bone, peruk ve şapka gibi giysiler giyilmektedir. 
2- Hıristiyanlıkta Tesettür. 
Hıristiyanlık, Yahudilikte bir kanun haline gelen örtünme uygulamasını aynen kabul edip sürdürmüştür. Bu gün Hıristiyan ikonalarında görüldüğü şekliyle, Meryem Ana örtülüdür. Rahipler asırlarca bu uygulamaya sıkı sıkıya bağlı kalmış ve bugün de bağlı kalmaya devam etmektedirler. 
Hıristiyanlık geleneğinde kadının başını örtme kuralı ve Meryem Ana’nın örtüsü, haya ile ilişkilendirilerek kadını toplumsal hayat içinde yüceltmiş; erkekle kadın arasındaki hiyerarşi(makamların, rütbelerin önem sırası) korunmuş ve başörtüsü ile yüz örtüsü ilk kadın Hz Havva’nın işlediği günahın sonucu olarak değerlendirilmiştir. 
Yine bu gelenekte kadının başını açması ayıp karşılanmıştır. Hıristiyan toplumlarında, şal, eşarp, bone ve şapka gibi değişik şekillerde örtünme uygulanmıştır. 
Günümüz Katoliklerinde uygulama, örfe göre belirlenmekte, baş örtme geleneğinin devam ettiği bölgelerde dışarda başlarını örten kadınlar kilisede de örtmektedirler. Ortadokslarda uygulama bölgesel farklılık göstermektedir; ancak kilisede baş örtme daha yaygındır.” 
Görüldüğü gibi tesettür her din de var olan bir ibadettir. 
Tesettür emri insanların kalbinde iman tohumu yerleştirildikten sonra geldiği için, günümüzde de insanların kalbine öncelikle iman tohumunu yerleştirip daha sonra tesettür emrini nabızlarına göre şerbet  verircesine anlatılmalıdır ki, inanan ve ya inanmayanlara karşı  cephe alınmış olmasın. 
Tesettür emri, sadece cismimizi değil bize bahşedilen maddi  ve manevi organlarımıza da giydirmiş olalım ki, cismen örtünmemizin bir anlamı olsun .
O zaman tesettür emrinin gerçek anlamda hakkını  vermiş oluruz.

Bu yazıyı sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz : 

 

Kaynak : Konularla İslamiyet





Diqqət! Ens.az saytına məxsus materiallardan istifadə edərkən hiperlinklə istinad edilməlidir. Mətndə səhv tapdıqda, onu seçib ctrl + enter düyməsini basaraq bizə göndərməyinizi xahiş edirik.


Android ƏS olan smartfonunuz varsa, xəbərləri daha rahat oxumaq üçün bu linkə keçərək Play Store mağazasından Ens.az proqramını endirib quraşdıra bilərsiniz.


VİDEO GALERİ
San Francisco temelli bir firmanın tavuk tüyünden laboratuarda yetiştirdiği tavuk eti
Emojilerle tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • anonymous user
    Yorumu gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE

X